Tarihte Avanos
Avanos'un
tarihi en az dört bin (4000) yıl öncesine dayanmaktadır. Bu süreç içinde Asurlularda
'Nenessa', Hititlilerde 'Zu-vinasa', Eski Yunan ve Bizans'ta 'Venasa,
Vanote' adlarını almıştır. Osmanlıda 'Uvenez-Evenez-Avanez-Avanoz'
olarak adlandırılmıştır.
Avanos, 'topraktan kap yapan; çanakçı şehri' anlamına gelmektedir.
Venessa, MÖ. 332 yılında Büyük İskender'in komutanı 'Eumenes' tarafından
yeniden kurulmuştur.
MÖ. 4. ve 1. yüzyıllarda Venessa, bölgede en önemli bir şehir olup, mükemmel
şehitliğe, muhteşem meyve bahçelerine, üzüm bağlarına, kaliteli şaraplara sahipti
ve çok zengindi.
Selçuklu döneminde, Saruhan Kervansarayını korumak için gönderilen birliğin
komutanı 'çavuş', bugünkü Alaattin Mahallesinde bir mescit yaptırır. 1249 senesinde
bu yere 'Çavuşlu Mahallesi' adı verilir ve Avanos'un ilk mahallesi oluşur.
İlk kurulduğu yıllardan beri çanakçılık, Avanos'un en önemli gelir kaynaklarından
biridir.
Avanos 16. yy sonlarında, ülkenin önemli halıcılık merkezlerinden biri haline
gelir.
Osmanlı döneminde tarım, ticaret ve el sanatlarından alınan yüksek vergiler
nedeniyle Avanos'ta ticari hayat uzun yıllar sönük kalır.
Geçen Yüzyılda Avanos Kültürü
(Zaman ve kaynak eksikliğinden dolayı, ulaşamadığımız değerlerimiz
için, affınızı diliyorum)
- Avanos Binnikleri
- Pazar günleri fırın eti pişirilir, birbirlerini sevenler bağ-bahçelere giderek
eğlenirdi. Alpış, Çayağıl, Derinöz, Karşıbağ binnikleri başlıcalarıdır. 12
Eylül 1980'den sonra yasaklanmış ve bu gelenek tükenmiştir. Halkımızın kalbinde
güzel anılarla yaşamaya devam etmektedir.
- Hızır-İlyas
- Baharın müjdecisi olarak, karada ve denizde insanlara yardım ettiğine inanılan,
Avanosçası Hıdırillez'in 6 mayıs günü buluşarak bir yıllık sohbet ettiklerine
inanılır.
- Düğünlerimiz
- Üç gün üç gece sürerdi. İlk gün oğlan evine bayrak dikilir, sonra çalgı
eşliğinde kız evine gidilip yüzgörümlüğü istenirdi. İkinci gün kız evinden
oğlan evine helvatar, tavuk, börek vb. yöresel yemeklerle dolu bir
tepsi gönderilir. Üçüncü gün Kına gecesi yapılır; kadınlar kız evinde tef
çalıp, türkü söyleyerek eğlenir, erkekler de oğlan evinde eğlenir, seher davulu
çalınır. Öğle namazından sonra davul-zurna eşliğinde gelin getirmeye gidilir.
Gelin oğlan evine getirilince yemekler yenilir, eğlence devam eder.
Avanos'ta Çanakçı olmayana, Köybağı'nda bağı olmayana kız vermezlerdi.
Bunun yanı sıra 60'lı yıllarda Avanos'ta iyi bir kocada aranılan özellikler
şunlardı;
- Asri pencereli
- Düdüklü tencereli
- Kolu kol saatli
- Eli kese kağıtlı
- Anası ölmüş
- Askerden gelmiş
- Kelle Atılması
- Sokakta iki duvar yada direk arasına ip gerilir. İlçenin delikanlıları toplanırlar
ve sırasıyla gerilmiş ipin üzerinden dana kellesini aşırmaya çalışırlar. En
yüksekten kelleyi aşıran ödülü alır.
- Sinsin Oyunu
- Cumhuriyet bayramı akşamı halk meydanda toplanır, ateş yakılır, davul-zurna
çalmaya başlar. Temsili savaşçı geri geri sekerek ateş etrafında döner. Ona
saldıran kişi karşıdan üzerine varır, sırtına 'güp' diye yumruğu yiyen
oyun dışı kalır, vuran ateş etrafında dönmeye devam eder. Avanos'a Orta Asya'dan
gelen, düşmana karşı savaş tekniklerini içeren bir Türk oyunudur.
- Aşşık Oyunu
- Koyunun ön diz kapaklarından çıkan şekilli bir kemik parçasıdır. Değişik
şekillerde oynanır.
- Ceviz Oyunu
- Ceviz oynamaya da geldim odana
Nişanlında bu mu da dirler adama
- Met Oyunu
- Çelik çomak
- Düzmeli Saksı
- İki ekip halinde oynanır. Çömlek kırıklarından yapılan yuvarlak saylakların
10-15 tanesi üst üste dizilir. Saçakla sarılmış içi halı kırpıntısı topla
hedefe 10-12 metreden atış yapılır. Saksıları deviren ekip kaçmaya başlar.
Ebe ekip, topla onların her birini vurmaya çalışır. Vurulan yanar. Hepsi vurulmadan
saksıları yeniden üst üste dizebilirlerse ;kazanırlar. Dizemezlerse, kaybederler.
Oyun tekrar başlar. Bayramlarda bu geleneğimizin yaşatılması ve genç nesillere
aktarılması için çalışacağız.
- Türkülerimiz
- Karşı bağda sıra sıra bademler,
Gökteki yıldızın üçü terazi,
Taşa çaldım ayvam ile narımı,
Niğde bağları,
Avanos köprüsünden aşırayım yolunu,
Şen olasın Ürgüp dumanın gitmez,
Kayseri mektebine oldum cenderme
Yetiştirdiği önemli kişilerden bazıları
- Avanoslu Selahattin KÜÇÜKDAĞ
- Avanos'lu halk ozanı, Anadolu Bülbülü Selahattin KÜÇÜKDAĞ'ın kendi türküleri
ve onlarca plağı vardır.
- Arif Bey
- Babası Cafer Ağalardan, annesi Derelilerden olup, Galatasaray Sultaniyesi'nden
ve Mülkiye-i Şahane'den mezun olmuştur. Sarayda görevli iken nufuzunu kullanarak
1898 yılında Kızılırmak üzerinde ilk köprüyü başlatıp, iki yılda tamamlatmıştır.
- Gazi Hüseyin ZORLU (1899-2003)
- 104 yaşında 24 Eylül'de öldü.
Sakarya Meydan Muharebesi öncesi, teftiş yapan komutanlardan biri "Nerelisin
asker ?" diye sordu. Ay ışığında gözleri gümüş gibi parlayan bu komutanın
Mustafa Kemal Paşa olduğunu anlamıştı. "Avanos'luyum komutanım"
dedi. O sordu; "Sizin oralarda da aylı geceler bu kadar güzel midir
asker ?" "Benim vatanımın her yanında aylı geceler güzeldir
komutanım" dedi. O gülümsedi. Bir müddet, ovada kıvrılarak akan Sakarya
Nehri'nin sularında yansıyan ay ışığını izledi.
- Tokmak Dede
- 1880-1965 yılları arasında yaşadı. Hasan Hüseyin ve Ümmü Gülsümden doğdu
TOKMAK DEDE pehlivan, gazi, taş yapı ustası, filozof ve mizahçıdır. Kendi
adı ile anılan Tokmak mahallesini Ötegeçe'de kurmuştur.Taş köprünün yapımında
usta olarak çalışmıştır. Hikayeleri çevre ilçe, köy ve kasabalarda hala anlatılmaktadır.
- Haydar OĞUZ
- 1914 yılında Avanos'ta doğdu. Babası Halil Sabri OĞUZ Cumhuriyet dönemi
ilk baş öğretmenlerindedir. Ankara Gazi Eğitim Enstitüsü Fransızca bölümünü
bitiren Haydar OĞUZ 1967 yılına kadar öğretmenlik yaptı. Avanos'ta ilk gazeteyi
çıkarttı.
| Emeklerin boşa gitmiş değildi |
Güneş olur ufkumuza doğardın |
| Hizmetlerin birer birer övüldü |
Bir sütuna bin havadis koyardın |
| Büyük küçük hep önünde eğildi |
Bülbül olup dalımıza konardın |
| Ölmedin sen OĞUZ yaşayacaksın |
Şahin olup uçup gittin Haydar Bey |
|
Ahmet ÖCAL
|
Abdulkadir SAĞLIK
|
- Abdullah Rıza ERGÜVEN (1925-2001)
- Avanos'un yetiştirdiği önemli bir şair ve yazardır.
| Adımı yazdım bir ceviz ağacına |
Bilmiyorum |
| Kaç kazan türkü yaktım Avanos'ta |
Tam kapıdan içeri giriyorum |
| |
Tam konuşacağım |
| Anam eşekten düştü |
Dışarı çıkıyorlar |
| Avanos-Himmetdede yolunda |
«Hırsızlar !» diyorum |
| Ben Kayseri'de okurken |
«Nereye gidiyorsunuz ?» |
| Cızz etti yüreğim-vay benim anacığım |
Pabuçlarını alıp kaçıyorlar |
ANAMIZ AĞLAMIŞ
BİZİM Şiir kitabından alınmıştır
Gerçek Sanat Yayınları